Thomas Cook Olayı

Thomas Cook Olayı

1841 yılında kurulmuş, dünyanın en eski tur operatörü Thomas Cook dijital teknolojiye yenik düştü gibi. Şirketin tüm dünyada 600’ e yakın ofisi ve yaklaşık 20.000 çalışanı vardı.

Thomas Cook insanların seyahat etme ihtiyaçlarını gözlemleyerek organize seyahat etme olgusunu isteyen kişi olarak tarihe geçti. İlk olarak bir grup Britanyalıyı Belçika’ya götürdü. Katılım oldukça yoğun ve organizasyon oldukça başarılıydı, ancak kazanç olarak pek verimli değildi. Aynı yıl amaçladığı ikinci Belçika gezisi, katılımcıların bazıları ön ödeme yapmalarına rağmen ne yazıkki gerçekleşmedi, günümüz terminolojisine göre satış olmadı ve gezi iptal edildi. 1861 yılında Thomas Cook Paris’e 1 Pound karşılığı bir gezi önerdi. 1673 kişi kaydolmasına rağmen operasyon başarısızdı zira önerdikleri satış fiatı masrafları karşılamadı bile. 1863 yılında Thomas Cook bu defa istikameti İsviçre’ye çevirdi. Elbette zor bir güzergahtı özellikle yabancılara karşı hiç sempatik davranışlar göstermeyen İsviçreliler söz konusu olunca ancak nefis manzaraları, şelaleri ve dağları geziyi satmak için çok büyük unsurlardı. Cook’un İsviçre gezisi tahminlerin ötesinde başarılı oldu, katılımcıların neredeyse hepsi mest oldu ve övgü üzerine övgü yağdı. Bu gezi asıl Thomas Cook firmasının çıkışı oldu ve takip eden on yıl boyunca firma pek çok yere geziler düzenlemeye başladı.

Böylece İsviçre kitle turizmin yaşandığı ilk güzergah oldu. Hızlıca oteller inşa edildi, hediyelik ürünlerde patlama yaşandı, tüm ülkede tren rayları döşendi, özellikle dağlık bölgede, ki daha fazla turist taşınabilsin. Bu yeni bağlantılar sayesinde ülkenin her noktasına ulaşılabilir oldu ve bu gelişimden herkes faydalandı. Çok ilginç bu zaman diliminde sırasıyla 1886 yılında Nestle, 1874 yılında Schindler, 1884 yılında Maggi ve Victorinox, 1886 yılında Sandoz, 1896 yılında Roche ve 1906 yılında bir diğer turizm devi olan Kuoni kuruldu. Adeta Thomas Cook İsviçre ekonomisine katkıda bulundu.

Thomas Cook 18 Temmuz 1892 yılında Bergen’de hayata gözlerini yumdu ve şirketi oğlu John Mason Cook’a bıraktı. Söz konusu firma dünyanın ilk üç turizm firması arasında idi ancak 2019 yılının Eylül ayında iflas ederek tarihe karıştı.     

Bu yüksek ofis maliyetlerinin yanında yanlış yönetimi, buna rağmen yöneticilere ödenen akıl almaz ikramiye ödemeleri, yanlış ve kontrolsüz anlaşmalarla birlikte tatilcilerin internet üzerinden alışverişi tercih etmeleri bu düzeltilemez sonu getirdi. Ve tabii bir de tatilciler artık deniz, kum, güneş üçlüsünün yanında kültür turlarını tercih etmeye başladı. Bu da Türkiye’nin çok dikkat etmesi ve elindeki değerlerin artık kıymetini bilerek bundan ülkeye ne kadar fazla çıkar sağlayabileceğini planlaması-programlaması gerektiğini ortaya çıkardı.

Thomas Cook’ un iflası ile ATOL (Air Travel Organiser License) dikkate geldi. Yani biz buna İngiltere’ de paket program ve uçuşlar satan seyahat acentelerinin, tur operatörlerinin yasa gereği, aslında tam olmasa da bir çeşit sigorta veya koruma altına alınması diyebiliriz.

Böylece tatilciler Tunus’ ta olduğu gibi rehine durumuna düşmüyorlar. Şirket satışı durdurursa (stop-sell) ATOL devreye giriyor.

Kendi müşterilerini koruyan, ama hizmet sağlayıcıyı dikkate dahi almayan, tek taraflı, çıkarcı bir sistem. Bizde bunu dikkate alan, bizi koruyan bir yaptırım yok. Allah’a kalmış bir sonuç.

Türkiye’nin Alması Gereken Dersler …

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği, TÜRSAB ve Turizm ve Seyahat Acenteleri Vakfı, TURSAV’ın her fırsatta kamuoyunu ve tüketiciyi uyarmaya çalıştığı gibi “TURSAV’ın sigorta koruması altına girmek” insanların tatil yapalım derken ağızlarının tadının kaçmasını önleyecek. Çok önemli …Yabancı turist misafir eden Türkiye’nin ise kesinlikle ve kesinlikle dikkat etmesi ve kontrol altına alması gereken bir başka konu var.

Yabancı şirketlerin ve tur operatörlerinin gelişigüzel, istedikleri kişiler veya şirketler ile temsilcilik anlaşması yapması önlenmeli. Buda, öncelikle teknik olarak meslek kuruluşu TÜRSAB ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın birlikte ve düzenli çalışması ile mümkün olabilir diye düşünüyorum. Ne dersiniz, ülkenin üstün çıkarları konu olunca her şey mümkün olabilmeli değil mi? Böylesine ani bir krizde hiç gecikmeden Thomas Cook nedeniyle mağdur olan turistlerin ve hem mağdur olan hem de Türk misafirperverliğini bir kez daha tüm dünyaya gösteren Kemer, Side, Alanya, Bodrum ve Marmaris başta olmak üzere birçok otellerin ve hizmet sağlayıcıların önemli miktarlardaki zararları söz konusu. Bu konuda Sayın Bakan’ın sorumlulardan, yani Thomas Cook’un iflas edeceğini uzun zaman önceden bilmesine rağmen sadece kendi komisyonlarını düşünerek otelci meslektaşlarını kasıtlı olarak uyarmayan Türkiye temsilcisinin kesinlikle meslekten men edilmesini gerektiren bu etik dışı bir davranış kesinlikle ve gecikmeden değerlendirilmesi gerekir. Bakalım göreceğiz…

Ve tabii, bütün çalışmaları tamamlamış ve son makasta gara girmeyi bekleyen Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Kanunu konusunda da tüm acenteler sabırsızlıkla Sayın Mehmet Ersoy’ dan ayni performansı beklemekte.

Hüseyin KURTOĞULLARI

25.09.2019, İstanbul

Bir Cevap Yazın